Kahramanmaraş’ta Necip Fazıl sempozyumu
Türk Dil Kurumunun katkılarıyla Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi tarafından düzenlenen Uluslararası Necip Fazıl KISAKÜREK Sempozyumu 23-25 Mayıs tarihlerinde gerçekleştirildi.
 
 
Yirmi iki oturumda seksen iki bildirinin sunulduğu Sempozyumda şair, yazar Necip Fazıl ve eserleri kadar düşünce ve eylem adamı Necip Fazıl üzerinde de duruldu, edebiyat ve düşünce dünyasına etkisi tartışıldı.
Türk Dil Kurumu Başkanı Prof. Dr. Mustafa S. KAÇALİN’in sempozyumunda yaptığı açış konuşmasında şunları söyledi:
“Şiirin şirini Şirin’den bahseder, yiğidin şiiri şehrinden bahseder. Şairin şiiri gâh yarından gâh yârinden söz eder. Kişi için olsun vatan için olsun pek çoğunda hasret tüter. O illerin birinde o şairlerden birini anmak için, anlatmak için toplaşmak ne güzel. Bugün bir sanatkârımızı hatırlatmak için buradayız.
Bilgi aydınlanmanın şiir şuurlanmanın bir eseri. Bilgi talimin şiir tertibin bir meyvesi. Bilgi tecrübeyle elde edilir, şiir terbiyeyle beslenir. Sanat bilginin şiir şuurun dışa vurmasıdır. Şiir şuurun dışa vurması ise şairsizlik şuursuzluğun eseri olmalı. İncesini ipe kalını sapa dizemeyen ipsiz sapsız söz söyleyene şuursuz denilmez de ne denilir. Manzumeler unutulur şiirler hafızalarda yer bulur. Unutulmayan ahenkli sözlere şiir denilmez de ne denilir. Dile getirenler olmasaydı dil dile gelmezdi. Dili, kullanan yaşatır kullanmayan aksatır. Dillilik olsa olsa biraz da deliliktir. Delilik olsa olsa biraz da dâhiliktir. Hikmetin pınarı şairlik ile dâhilik işte böyle iç içedir. Bugün bir daha şairimizi anlatmak için buradayız.
Günü dünde kalan aksamış duraksamıştır. Günü dünden kaynaklanan budaklanıp dal salmıştır. Ağaç kökü üzre büyür. Oğul atasından görür. Atasından görmeyen er kördür. Atasız ere atsız er denilse yeridir. Er ustasını hayır ile yâd etmek gerek. Bugün bir söz ustamızı hayırla yâd etmek için buradayız.
Atasının izinden giden ileriye atılır, atasının izinden gitmeyen kenara atılır. Günü dünde kalan yarını kucaklayamaz. Günü düne dayanmayan yarına açılamaz. Geçmişi anmak ileriye atılmak içindir, geçmişte çakılıp kalmak için değildir. Bugün bir ustamızı anmak için buradayız.
Gönlü darda olan inleğen gönlünde derdi olan söyleğen olur. Başı darda gönlü dertte olanın dili çözülür. Yas tutmanın yaş dökmenin zamanı değil. Azlıkta ve çoklukta sabreden, darlıkta ve bollukta hamdeden, varlıkta ve yoklukta şükreden, her zaman azmi elde tutan olmalı yeni ustalar yetiştirmeğe baş koymalıyız.”